• CANLI TV İZLE
  • CANLI BORSA
  • İstanbul 24° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • ÖĞLE'YE 13:01

Lozan Antlaşması Neden Bu Kadar Önemli?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'un bugün sarf etiği "Birileri Lozan Anlaşması'nı zafer diye yutturmaya çalışıyor" sözleri gündeme damga vururken, tarih profesörü İlber Ortaylı yaptığı bir konuşmada Lozan'ın ne başarı ne hezimet olduğunu dile getiriyor.

BİRİLERİ LOZAN ANTLAŞMASI’NI ZAFER DİYE YUTTURMAYA ÇALIŞIYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın bugün yaptığı konuşmada Lozan Antlaşması için sarf ettiği, “Birileri Lozan Anlaşması’nı zafer diye yutturmaya çalışıyor. O masaya oturanlar Lozan’ın hakkını veremediler. Sıkıntısını biz yaşıyoruz.” sözleri gündeme damga vururken, Erdoğan’ın bu sözlerine Lozan’da Türkiye’yi temsil eden İsmet İnönü’nün torunu CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan’dan cevap gecikmedi.

Gülsün Bilgehan, Erdoğan’ın daha önce sarf ettiği “Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir” sözlerine atıfta bulunarak,”Sayın Erdoğan’ın mesajında belirttiği gibi Lozan, “Türkiye, Cumhuriyeti’nin tapu senedi”dir, imzalayanlar için de bir onur belgesidir” dedi. Gülsün Bilgehan sözlerine şu şekilde devam etti, “Cumhurbaşkanı tarafından göreve getirilen Başbakan Binali Yıldırım’ın, Türkiye’nin düşmanları için ‘Lozan’da ertelenen 100 yıllık hesapları var’ demesi de henüz hafızalardan silinmemiştir. Erdoğan, bugünlerde başkanlık ettiği Bakanlar Kurulundan Lozan’ın önemini öğrenebilir. Zira Sayın Erdoğan’ın mesajında belirttiği gibi Lozan, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir, imzalayanlar için de bir onur belgesidir. Erdoğan, bugünkü konuşmasında, ‘7 düvel bir araya gelse bizi bir adım geriletemez’ diyor. Kendisini, bunun nasıl yapıldığını öğrenmek için Lozan’ı ve İsmet Paşa’yı anlatan, belgelere dayalı gerçek bir tarih kitabı okumaya davet ediyorum.”

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan şehrinde imzalanan antlaşma ile Türkiye’nin bügünlü sınırları belirlenmiş olup Lozan Antlaşması’nda yer alan alttaki maddelerde Türkiye ile Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya anlaşmaya varmışlardır.

Türkiye-Suriye Sınırı: Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.

Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.

Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi.

Adalar: Gökçeada ile Bozcaada özerk bir yönetime tabi tutulmak şartıyla (Türkiye antlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye’de, diğer Ege Adaları İtalya’ya kaldı. İtalya’nın Türk sınırına yakın adaları silahsızlandırması kararlaştırıldı. Sevr Antlaşmasıyla Oniki Ada İtalya’ya diğer adalar Yunanistan’a bırakılmıştı. Oniki Ada ve Rodos 1945 yılında müttefiklerin eline geçti ve Nisan 1947’de resmen Yunanistan’a teslim edildi.

Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’na göre belirlenmiştir.

Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı.

Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi. Antlaşmanın 40. maddesinde şu hüküm yer almıştır: “Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla aynı işlemlerden ve aynı güvencelerden yararlanacaklardır. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer öğretim ve eğitim kurumları kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapma konularında eşit hakka sahip olacaklardır.” Batı Trakya’daki Türklerle, İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türkler’in mübadele edilmeleri kararlaştırıldı.

Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Sadece Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini verdi.

Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde bulunan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri idare kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barış Antlaşması madde 45,46,47…55, 56).

Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.

Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.

Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin siyasi yetkilerinden arındırılarak İstanbul’da kalmasına izin verildi.

İLBER ORTAYLI’NIN LOZAN ANTLAŞMASI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, katıldığı Genç Bakış programında Lozan Antlaşması hakkında sorulan “Lozan hezimet mi, başarı mı?” sorusuna “Böyle boş laf olur mu? Ben 50 yıldır bu lafı duyuyorum.  Lozan ne hezimet ne zafer Lozan uzlaşmadır. Anlaşma masasında zafer falan olmaz. Karşısınızdakinin çok aptal olması lazım ki sen orada zaferden bahset. Eğer karşındaki yerden yere vurulmuş bitmişse zaten istediğini yaparsın. Kimse Lozan’da istediğini elde edemedi. Çünkü maalesef kuvvetler sınırlıydı. Türkiye Misak-i Milli dediği sınırlar içindeki büyük kısmı kurtardı ama onun dışında ileri gidecek durumu yok zaten. Yani mesela Atatürk istemez mi Selanik’e kadar gitsin Batı Trakya’ya kurtarsın. İstemez mi insanlar Cenubi Bulgaristan Türkiye’nin elinde olsun, Adalar tekrar Türkiye hakimiyetine geçsin. O zaman da Antakya ve Halep’i istiyorlardı, Hatay diye geldi elimize. Halep gitti. Musul söz konusu olmuş, çünkü petrol artık kıymet kazanmaya başlıyor. Söz konusu değil artık küçük bir tazminatla bitti. Bu bir uzlaşmadır. Ve maalesef Lozan’ın en azından 1970’lerde Seha Bey tarafından zabıtları yayınlandığı halde hala bu antlaşmayı iyi tanımıyorlar. 

LOZAN ANTLAŞMASI 100 YILLIK MIDIR?

Lozan Antlaşması’nın 100 yıllık olduğu ve 2023’te geçerliliğinin kalmayacağı yönündeki iddialar için İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı konuk oldukları bir televizyon programında, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığının altını çiziyorlar.

 

 

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Haber Kupürü'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Haber Kupürü'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.